GELECEĞİN ENERJİ KAYNAĞI TÜRK BOR'U -- BOR MADENİ BLOGCU COM


ANA SAYFAYA DÖN SIK KULLANILANLARA EKLE AÇILIŞ SAYFASI YAP
Ben kimim


Yüzlerce bilimadamının "21.yüzyılın petrolü" diye tanımladığı ve uzay teknolojisinden, bilim sektörüne, nükleer teknolojiden savaş sanayisine kadar pek çok alanın vazgeçilmez hammaddesi durumunda olan "bor", ülkemizin geleceğidir. Bu zenginliğin stratejik ve ekonomik öneminin farkına varmamız, bugünümüzü ve yarınımızı daha iyi değerlendirmemizi sağlayacaktır.

son yazdıklarım


  • ARŞİV





  • Image Hosted by ImageShack.us

    5/5/2009 - AVRUPA BİRLİĞİ (AB), DÜNYA BOR REZERVLERİNİN YÜZDE 70'İNDEN FAZLASINA SAHİP OLAN TÜRKİYE'NİN İTİRAZLARINA RAĞMEN, BORU ''ÜREMEYE OLUMSUZ ETKİLİ TOKSİK MADDE'' LİSTESİNE ALDI.


    Türkiye

    , AB'ye bor ihracatının yüzde 70'ini olumsuz etkileyecek kararla ilgili Dünya ticaret Örgütü'nde (DTÖ) dava açmaya hazırlanıyor.  daha önce, pirinçteki ithalat uygulamaları nedeniyle AB tarafından, gümrük birliğindeki tekstil kotalarını paylaşması nedeniyle de Hindistan tarafından DTÖ'ye şikayet edilmişti.


    Daha önce 2 kez DTÖ yaptırımlarına maruz kalanAB'nin söz konusu kararı nedeniyle, Türkiye'nin AB dışındaki ülkelere ihracatının olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.


    Edinilen bilgiye göre, AB, 67/548/ECC sayılı AB Komisyonu direktifi doğrultusunda, tehlikeli maddelerin sınıflandırılması, ambalajlanması ve etiketlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Direktif uyarınca, kimyasal maddeler, insan sağlığı yönünden risk durumlarına göre 3 listede toplanıyor.

    İnsan üzerinde yapılan deneylere göre sağlık üzerinde olumsuz etkileri belirlenen ürünler ilk listede yer alırken, hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre insanları da olumsuz etkileyebileceği öngörülen ürünler ''2 sayılı liste''de sınıflandırılıyor. Şüphelenilen ve az riskli bulunan ürünler ise 3 sayılı listede bulunuyor.


    Belirli aralıklarla yenilenen bu listelerdeki ürünler,Üçüncü listedeki ürünlerin ise sadece etiketlerine ilişki düzenlemeler bulunuyor.


    TÜRKİYE'NİN İTİRAZLARI SONUÇ VERMEDİ


    Edinilen bilgiye göre, AB Komisyonu, 2000 yılında, boru söz konusu direktif kapsamında incelemeye aldı. Teknik İlerleme Komitesi, 16 Şubat 2007'de, borik asit ve sodyum boratların, ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' olarak sınıflandırılmasını öngören bir tavsiye kararı kabul etti. Komisyon çalışmalarını sürekli takip eden Türkiye, bor konusundaki hassasiyetini, hem Gümrük Birliği Ortak Komitesi'ne hem de ikili görüşmelerinde sürekli iletti. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile Çevre ve Orman ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanları da AB Komisyonu'nun ilgili komiserlerine muhatap mektuplar yazdı.


    Ancak söz konusu girişimler tavsiye kararının alınmasını engellemezken, AB, söz konusu tavsiye kararını, DTÖticarette Teknik Engeller Anlaşması'ndan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, 4 Mayıs 2007'de ilgili komiteye bildirdi.


    Alınan bildirim üzerine DTM koordinasyonunda Dışişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Eti Maden İşletmeleri ile ilgili diğer kurum ve kuruluşların katılımı ile toplantılar yapılarak, bundan sonra Türkiye'nin izleyeceği yol ve yöntemler tartışıldı. Toplantılarda, DTÖ üyelerinin bilgi ve yorumuna sunulan taslak direktife ilişkin ''Türkiye'nin Yorumu''nun oluşturularak AB Komisyonu'na iletilmesi, ayrıca DTÖ ticarette Teknik Engeller Komitesi'nde ''Önemli Ticari Sorunlar'' başlığı altında gündeme getirilmesi kararlaştırıldı.


    Türkiye


    AB'ye işbirliği teklifinde de bulunan Türkiye, bu yıl Şubat'ta AB Komisyonu ile yaptığı teknik toplantıda, sınıflandırma kararının kabul edilmesi halinde, konuyu DTÖ Anlaşmazlıkların Halli Organı'na götürmekte kararlı olduğunu kesin bir dille ifade etti.


    Türkiye

    'nin işbirliği tekliflerine olumlu yaklaşmayan AB komisyonu, ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' olduğu gerekçesiyle 2 sayılı listede yer almasına ilişkin direktifi, 9 Haziran 2008'de kabul etti. AB'nin söz konusu kararı, 15 Eylül'de Topluluk Resmi Gazetesi'nde, 20 gün sonra yürürlükte olmak üzere yayımlandı.


    BİLİMSEL TEMELLERE DAYANMAYAN ARAŞTIRMALARA GÖRE
    SINIFLANDIRMA


    Şimdi Türkiye, AB'nin kararını, ''bilimsel temellere dayanmadığı ve ticarette teknik engel oluşturmaya yönelik olduğu'' gerekçesi ile DTÖ nezdinde dava etmeye hazırlanıyor. Bu konuda bir Avukatlık firması ile anlaşmalar tamamlanmak üzere.


    AB'nin bu kararı alırken, fareler üzerinde yapılan deneylere dayandığı, farelere doğrudan bor enjekte edildiği belirtilirken, borun doğrudan tüketime sunulan bir madde olmadığına dikkat çekiliyor. Yoğun olarak deterjan, cam, seramik gibi sektörlerde, az miktarda da enerji sektöründe kullanılan ve kullanım alanları giderek genişleyen borun, söz konusu ürünler aracılığı ile insana bulaşmasının mümkün olmadığı vurgulanırken, AB'nin, ''üye ülkelerde üretilmediği için'' söz konusu sınıflandırmayı çok rahatlıkla yapabildiği kaydedildi.


    AB'nin söz konusu kararı nedeniyle, bor ihracat pazarının yüzde 50 olumsuz etkilenmesi ve en az yıllık 50 milyon dolar ihracatta kayıp yaşanmasının söz konusu olduğu belirtilirken, AB'nin kararının ''ikincil ve psikolojik etkilerinin'' daha fazla olacağına işaret ediliyor.


    Buna göre, ülkelerin AB direktifini ulusal mevzuatlarına yansıtmasına bağlı olarak bu etkiler görülecek. Direktif uyarınca, bor ve türevleri, içeriğinde yüzde 5,5'ten fazla bor ve türevleri bulunan ürünlerin ihracatında ambalajın üzerinde ''üreme sağlığı üzerinde etkili toksik madde'' ibaresi, kuru kafa ve çapraz kemik işaretleri, belli semboller bulunacak.

    Ayrıca, kozmetik gibi ürünlerde de içeriğinde yüzde 5,5'ten fazla bor türevi kullanımı yasaklanıyor.


    Uzmanlar, bu işaretleri koymanın ilk aşamada ihracatı doğrudan olumsuz etkilemese bile, tüketici tercihlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bu işaretler nedeniyle tüketicilerin, içinde bor ve türevleri bulunan ürünleri almaktan imtina edebileceğini, bunun da Sanayicilerin tercihini, dolayısıyla da Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebileceğini anlatan yetkililer, AB'nin özellikle çevre ve insan sağlığı konusunda aldığı kararların diğer ülkeler tarafından da örnek alındığını belirterek, söz konusu kararın etkisinin çok daha geniş çaplı olacağını vurguladılar.

    Türkiye'nin bor ve türevleri ihraç ettiği ülkeler, AB'nin çekinceleri nedeniyle, AB'ye ihracatlarının olumsuz etkilenmemesi nedeniyle, bu ürünleri kullanmaktan vazgeçebilecek.


    AB Komisyonu'nun 67/548 sayılı direktifi kapsamındaki ürünlerin gelecek yıl, AB'nin Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İzni (REACH) direktifine dahil olacağına da işaret eden uzmanlar, söz konusu direktife göre yılda bir tondan fazla kimyasal madde üreten veya ithal eden firmaların AB bünyesindeki merkezi bir veri tabanına kaydolmaları, bazı fiziksel ve dokümantasyona ilişkin standartlara ulaşmaları gerektiğini belirttiler. İnsan sağlığının ve çevrenin korunmasının yanı sıra piyasanın rekabetçi ve etkin yapısının korunmasının da hedeflendiği direktif, hem kimyasallardan kaynaklanan risklerin yönetiminde, hem üretilen kimyasallar hakkında sağlıklı bilgilerin sağlanması konusunda, Sanayiye büyük sorumluluklar yüklüyor. Söz konusu durumun, Türk firmalarına da AB mevzuatını ve geçiş sürecini takip edebilecek yetkin personel istihdam etmeleri ve daha önemlisi, geçiş sürecinde yapılacak düzenlemelere ilişkin maliyet unsurlarına katlanmaları yönüyle önemli zorluklar doğuracağı öngörülüyor.


    TÜRKİYE BORU NASIL SAVUNDU?


    Türkiye

    , boru AB ve DTÖ platformlarında savunurken, bilim adamlarından, toksikologlardan aldığı verilere dayanarak, normal kullanım şartlarında borun insan sağlığına doğrudan olumsuz etkisinin olmadığını savundu. Türkiye'de yapılan epidomolojik çalışmaları örnek gösteren Türkiye, bor üretiminde çalışan ve doğrudan bora maruz kalan insanların kan ve idrar örneklerinde, AB'nin doğrudan bor enjekte ettiği farelerde, köpeklerden yola çıkarak öngördüğü düzeylerde bora rastlanmadığı anlatıldı. Çin, ABD'de yapılan ve borun insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olmadığını gösteren çalışmalar da sunuldu.


    Ancak, bilimsel raporlara karşın, AB, AB ülkelerinde bor üretilmediği, sadeceTürkiye ve ABD'de üretildiği için, rahatlıkla söz konusu kısıtlayıcı kararı alabildi.
    ,


    DTÖ kurallarına göre, ülkeler, insan sağlığı ve hayatı söz konusu olduğunda, gerekli gördükleri önlemi, '' ticareti gereksiz yere kısıtlamadan'' alma hakları bulunuyor. Ancak, AB'nin aldığı kararın bilimsel temele dayanmadığı, kararda belirtilen hususların riskle orantılı olmadığı ve oluşacak riske ilişkin net kanıtlar ortaya konulmadığı, uygulanan metodun uluslararası normlara uygun olmadığı, testlerde kullanılan içerikle değerlendirilen içeriğin aynı olup olmadığının dikkate alınmadığı, testlerde normal kullanım şekillerinin dikkate alınmadığı gibi unsurlar değerlendirildiğinde, ''AB'nin, Türkiye'nin ticaretini gereksiz kısıtladığı'' ve ''teknik engel yarattığı'' düşünülüyor.


    AB'nin, bu sınıflandırma kararı ile '' Türkiye'nin ticaretini gereksiz ve orantısız kısıtlaması'' nedeniyle, ticari menfaatlerin korunması için DTÖ'nün Anlaşmazlıkların Halli Organlarına başvurulmasına karar verildi.


    Böylece şimdiye kadar 2 kez DTÖ yaptırımlarına maruz kalan Türkiye, ilk kez DTÖ'ye şikayette bulun Muş olacak. bu başvurunun, tam üyeliği hedeflediği AB aleyhine olması da ayrıca önem taşıyor.


    Türkiye DTÖ'ye yapılan başvurudan sonra, ilk önce uzlaşma yöntemi deneniyor. Uzlaşma olmazsa, panel kuruluyor ve panel sonunda karar veriliyor.


    Dünyada 4 milyar ton bor rezervi var, bunun yüzde 72'si Türkiye'de. Ama Türkiye dahil yıllık tüketim milyon ton. Bor kimyasallarının yüzde 95'i cam, seramik ve deterjan sektörüne satılıyor. Bu yıl, 500-600 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmesi beklenen bor ihracatının 130-140 milyon doları AB'ye yönelik olacak. Bor kimyasalları ihracatının yüzde 50'si Çin, Japonya, Malezya gibi Uzak Doğu ülkelerine yapılıyor. Ticaret   sırasında önemli kısıtlayıcı uygulamalara maruz kalıyorlar. Söz gelimi riskli bulunan ürünler ihraç edilirken, ambalajlarının üzerine çok tehlikeli olduğunu gösteren ''kuru kafa'' ya da çarpı şeklinde ''kemik'' logosu kullanılıyor. Ayrıca AB'nin diğer mevzuatları kapsamında otomatik olarak ticareti kısıtlayıcı etkileri oluyor.


    Türkiye

     

    Kaynak:
    19 06.11.2008  Star

    , ilk kez DTÖ'ye şikayette bulunurken, bunun AB aleyhine olması da ayrıca önem taşıyor.

     

    , Komite'nin geçen yıl Temmuz ve Kasım, bu yıl Mart aylarında yapılan toplantılarında, sınıflandırma kararına ilişkin itiraz ve çekincelerini defalarca vurguladı. Türkiye'nin yanı sıra, ABD, Malezya, Avustralya, Arjantin, Şili, Japonya ve Çin de sınıflandırma aleyhinde görüş bildirdi.

    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
    Yorum yaz!

    7/11/2008 - çirkin bir oyun

    Yazan: mehmet yıldız
    AB şimdi de bu çirkin oyunu ile Bor madenini işlemez hale getirmek istiyor ve dünyaya sanayinin 250 alanında kullanılan Bor Madeninin zararlı madenler arasına alma girişimi, Türkiyeye yi köşeye sıkıştırmak, Türkiye ye ekonomik darbe vurma anlamına gelmektedir. uyanık olmak lazım......
    Bağlantı

    7/11/2008 - bor madenimiz ve oynanan oyunlar

    Yazan: mehmet yücelen
    Dünyadaki rezervlerinin en kaliteli olan madenin %72 si ülkemizdedir.
    Bor konusu özellikle son yıllarda Dünya gündeminden hiç inmedi.
    Bilgisayardan silaha, nükleer teknolojiden akaryakıta, ilaç sanayinden temizlik sanayine kadar birçok alanda kullanılan bor madenimiz , ister istemez birçok çevrenin ilgi odağı...
    Bor madenimiz üzerinde oynanan oyunlar,bazı güçlerin özelleştirme furyasını da arkalarına alarak, Türkiye`yi bor konusunda baskı altına alarak madenlerimizi ele geçirmeyi hedeflemektedir.

    Bor'u ülkemizin geleceğinin en büyük teminatlarından birisidir.
    Türk Ulusu ABnin bu çirkin oyunlarını boşa çıkaracak güçtedir....

    Bağlantı

    <-Son Sayfa Sonraki Sayfa ->

    Image Hosted by ImageShack.us



    bağlantılar

    ULUSAL BOR ENSTİTÜSİ
    TANITIM FİLMİ



  • M.KEMAL ATATÜRK
  • ETİ MADEN BOR İŞLETMELERİ
  • ULUSAL BOR ENSTİTÜSÜ
  • BOR ARAŞTIRMA MERKEZİ
  • MARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ
  • BALIKESİR ÜNV BOR
  • BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA KURUMU
  • MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
  • JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
  • MADEN TETKİK ARAMA
  • MİMARLAR MÜHENDİSLER ODALARI

  • bannerım

     



     

     




    NNT Nanoteknoloji A.Ş.




    Wordpress Themes
    BLOG DESİNG BY REDBUTTERFLY