BOR MADENLERİMİZ ÜZERİNDE OYNANAN ÇİRKİN OYUN...
6/11/2008 ·
AB, dünya bor rezervlerinin yüzde 72'sine sahip Türkiye'nin bor üretimine büyük darbe vuracak bir karara imza attı. İşte AB'nin büyük oyunu... AB'nin söz konusu kararı nedeniyle, Türkiye'nin AB dışındaki ülkelere ihracatının olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor. İnsan üzerinde yapılan deneylere göre sağlık üzerinde olumsuz etkileri belirlenen ürünler ilk listede yer alırken, hayVanlar üzerinde yapılan deneylere göre insanları da olumsuz etkileyebileceği öngörülen ürünler ''2 sayılı liste''de sınıflandırılıyor. Şüphelenilen ve az riskli bulunan ürünler ise 3 sayılı listede bulunuyor. Üçüncü listedeki ürünlerin ise sadece etiketlerine ilişki düzenlemeler bulunuyor. 19 06.11.2008
Avrupa Birliği (AB), dünya bor rezervlerinin yüzde 70'inden fazlasına sahip olan Türkiye'nin itirazlarına rağmen, boru ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' listesine aldı.
Türkiye
Daha önce 2 kez DTÖ yaptırımlarına maruz kalan
Edinilen bilgiye göre, AB, 67/548/ECC sayılı AB Komisyonu direktifi doğrultusunda, tehlikeli maddelerin sınıflandırılması, ambalajlanması ve etiketlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Direktif uyarınca, kimyasal maddeler, insan sağlığı yönünden risk durumlarına göre 3 listede toplanıyor.
Belirli aralıklarla yenilenen bu listelerdeki ürünler,
TÜRKİYE'NİN İTİRAZLARI SONUÇ VERMEDİ
Edinilen bilgiye göre, AB Komisyonu, 2000 yılında, boru söz konusu direktif kapsamında incelemeye aldı. Teknik İlerleme Komitesi, 16 Şubat 2007'de, borik asit ve sodyum boratların, ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' olarak sınıflandırılmasını öngören bir tavsiye kararı kabul etti. Komisyon çalışmalarını sürekli takip eden
Ancak söz konusu girişimler tavsiye kararının alınmasını engellemezken, AB, söz konusu tavsiye kararını, DTÖ
Alınan bildirim üzerine DTM koordinasyonunda Dışişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Eti Maden İşletmeleri ile ilgili diğer kurum ve kuruluşların katılımı ile toplantılar yapılarak, bundan sonra
Türkiye
AB'ye işbirliği teklifinde de bulunan
Türkiye
BİLİMSEL TEMELLERE DAYANMAYAN ARAŞTIRMALARA GÖRE
SINIFLANDIRMA
Şimdi
AB'nin bu kararı alırken, fareler üzerinde yapılan deneylere dayandığı, farelere doğrudan bor enjekte edildiği belirtilirken, borun doğrudan tüketime sunulan bir madde olmadığına dikkat çekiliyor. Yoğun olarak deterjan, cam, seramik gibi sektörlerde, az miktarda da enerji sektöründe kullanılan ve kullanım alanları giderek genişleyen borun, söz konusu ürünler aracılığı ile insana bulaşmasının mümkün olmadığı vurgulanırken, AB'nin, ''üye ülkelerde üretilmediği için'' söz konusu sınıflandırmayı çok rahatlıkla yapabildiği kaydedildi.
AB'nin söz konusu kararı nedeniyle, bor ihracat pazarının yüzde 50 olumsuz etkilenmesi ve en az yıllık 50 milyon dolar ihracatta kayıp yaşanmasının söz konusu olduğu belirtilirken, AB'nin kararının ''ikincil ve psikolojik etkilerinin'' daha fazla olacağına işaret ediliyor.
Buna göre, ülkelerin AB direktifini ulusal mevzuatlarına yansıtmasına bağlı olarak bu etkiler görülecek. Direktif uyarınca, bor ve türevleri, içeriğinde yüzde 5,5'ten fazla bor ve türevleri bulunan ürünlerin ihracatında ambalajın üzerinde ''üreme sağlığı üzerinde etkili toksik madde'' ibaresi, kuru kafa ve çapraz kemik işaretleri, belli semboller bulunacak.
Ayrıca, kozmetik gibi ürünlerde de içeriğinde yüzde 5,5'ten fazla bor türevi kullanımı yasaklanıyor.
Uzmanlar, bu işaretleri koymanın ilk aşamada ihracatı doğrudan olumsuz etkilemese bile, tüketici tercihlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiliyor. Bu işaretler nedeniyle tüketicilerin, içinde bor ve türevleri bulunan ürünleri almaktan imtina edebileceğini, bunun da
Türkiye'nin bor ve türevleri ihraç ettiği ülkeler, AB'nin çekinceleri nedeniyle, AB'ye ihracatlarının olumsuz etkilenmemesi nedeniyle, bu ürünleri kullanmaktan vazgeçebilecek.
AB Komisyonu'nun 67/548 sayılı direktifi kapsamındaki ürünlerin gelecek yıl, AB'nin Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İzni (REACH) direktifine dahil olacağına da işaret eden uzmanlar, söz konusu direktife göre yılda bir tondan fazla kimyasal madde üreten veya ithal eden firmaların AB bünyesindeki merkezi bir veri tabanına kaydolmaları, bazı fiziksel ve dokümantasyona ilişkin standartlara ulaşmaları gerektiğini belirttiler. İnsan sağlığının ve çevrenin korunmasının yanı sıra piyasanın rekabetçi ve etkin yapısının korunmasının da hedeflendiği direktif, hem kimyasallardan kaynaklanan risklerin yönetiminde, hem üretilen kimyasallar hakkında
TÜRKİYE BORU NASIL SAVUNDU?
Türkiye
Ancak, bilimsel raporlara karşın, AB, AB ülkelerinde bor üretilmediği, sadece
DTÖ kurallarına göre, ülkeler, insan sağlığı ve hayatı söz konusu olduğunda, gerekli gördükleri önlemi, ''
AB'nin, bu sınıflandırma kararı ile ''
Böylece şimdiye kadar 2 kez DTÖ yaptırımlarına maruz kalan
Türkiye
DTÖ'ye yapılan başvurudan sonra, ilk önce uzlaşma yöntemi deneniyor. Uzlaşma olmazsa, panel kuruluyor ve panel sonunda karar veriliyor.
Dünyada 4 milyar ton bor rezervi var, bunun yüzde 72'si
Kaynak:


